hüzünlü bir aşk hikayesi(bebegim)

image

bir varmış bir yokmuş,,,

genç kız hayata yeni yeni atılıyor ve hayatın zorluklarıyla adeta boğuşuyorken,birden hiç hesapta olmayan “aşk” çalıvermiş kapısını.genç kız ne olduğunu anlayamadan gönül sarayına kabul edivermiş tanrı misafiri olan beyaz atlı prensini.genç kızın ilk başlarda hiç tatmadığı ama tadını aldıkça da vazgeçemediği bu mutluluğu uzun süre devam etmiş.hatta öyleki üstesinden gelmek zorunda olduğu sorunlar bile artık sıradanlaşmış onun için.hiç birşeyi dert etmiyor hayata sadece güzel olan yanıyla bakıyormuş.bu durum elbette böyle sürüp gitmemiş.her güzel şeyin olduğu gibi bu genç kızın da mutluluğunun sonu iyiden iyiye hissettirmiş kendini.genç kızın aşkı geçen zamanla beraber “nedenlerle ve ne zamana kadarlarla” şekillenmiş gönlünde.aklının almadığı şeyler oluyormuş genç erkek eskisi gibi yakın değilmiş genç kıza öyle bir çıkmaza girmişlerki genç kız çoğu zaman üzülmemek adına artık genç erkeği görmek bile istemez olmuş.genç kız defalarca kez ilişkisine şans vermek adına sorunları ortadan kaldırmak için genç erkekle konuşmayı denemiş ama her defasında genç erkeğin tepki vermesinden korkmuş.bigün genç kız tesadüfen genç erkeğin kendisini aldattığına şahit olmuş hemde gözleriyle.genç kız üzüntüyle şaşkınlık arası bocalayıp dururken ve çarelerin artık onu tamamen terkettiğini düşünürken bu sefer “umut” çalmış kapısını ve demiş ki genç kıza”seviyorsan bekle güzel kız, sevildiğin kadar sevilmişsen zaten döner gelir”demiş…genç kız bi müddet istemeye istemeye bırakmış işin peşini ve genç erkeği tanımadan önceki günlerine geri dönmüş.aradan uzunca bi zaman geçtikten sonra bu kez kapısını hiç ummadığı biri çalar.genç kız kapıyı açıp karşısındaki insanı görünce saldırmamak için kendini zor tutar bu insan bi zamanlar sevgilisiyle bir olup sevgilisinin kendisini aldatmasına sebep olan kilit kızdır.kız genç kıza “merhaba” dediği anda genç kızbağırıp haykırmaya ve ona burayı terket demeye başlar ama kapıdaki gizemli kız genç kıza konuşması gereken şeylerinin olduğunu söyler genç kız onu dinlemez bile gizemli kız son bi hamleyle genç kıza “bende sana ait bişey var ve emin ol beni dinlediğine pişman olmayacaksın iyi düşün” der.genç kız öfkeyle “sende bana ait bişeylerin olması da ne demek bu ne saçmalık böyle nedir niyetin” der kız son kez “iyi düşün ona göre kararını ver” der.genç kız kafasını toparlamak adına gizemli kızı içeri alır ve ona “hemen anlat ne anlatacaksan” der. gizemli kız bi müddet susar ve “çok mu sevdin onu” der. genç kız “neden soruyorsun alay edip eğlenmeye mi geldin” dediğinde gizemli kızdan beklemediği bi cevap alır “emin ol onun sevdiği kadar sevememişsindir” der kız ne olup bittiğini anlamadan elinde bir mektup bulur gizemli kız genç kıza “sus ve sadece oku” der.genç kız mektubu okumaya başladığında beyninden vurulmuşa döner mektup “bebeğim” diye başlar genç kızın hayatında genç kıza kimse genç erkekten başka bebeğim dememiştir ve genç kız mektubun sevdiği insandan geldiğini hemen anlamıştır.genç kız elinden mektubu bianda düşürür ve ilk andan itibaren kendisini esir alan duygu seline
daha fazla dayanamayarak ağlamaya başlar kendine gelir ve mektubu okur

“bebeğim,,,

ne çok anlamsızdır değilmi sen bu mektubu okuduğunda ben çook uzaklarında olacağım demek inan bigün bu cümleleri aşkımıza hitaben sana kuracağım aklımın ucundan bile geçmezdi fakat anladım ki hayat bize böylesi ince hesapların muhasebesini tutturamayacak kadar gerçeğin ta kendisiymiş yaşarken öğreniyor insan. bu sana ilk vedam değil senden ilk gidişim de değil ama üzülerek söylüyorum ki son vedam ve senden son gidişimdir bebeğim.şimdiki ayrılığıma alışman daha kolay olsun diye, ilk ayrılışı hiç haketmediğin şekilde gerçekleştirmek zorunda kaldım affet beni bebeğim.ardımda gözü yaşlı bir sevgili bırakmaktansa beni en azından ölene dek nefretle anacak bir insan bırakmak daha kolayıma geldi.o gün benimle beraber gördüğün insan şuanda benim ölmeden önceki son isteğimi yerine getirmek adına yanında ölümün bana gelmesini beklemek istemediğim ve ölüme kendimin gitmek istediği anlarda sadece o desteği ve sevgisiyle kısacık ömrümde hayata bağlayan tek dostumdu.böylesi iğrenç bir oyuna ben razı ettim onu benimle birllikte onu da affet bebeğim.evet şimdi çok uzağındayım ama aslında hiç olmadığım kadar da yakınındayım.yokluğumun ardından üzülme sakın hayata olan inancın yitip gitmesin benimle beraber.eğer ruhumun sana dair acılarından kurtulmasını istiyorsan gözlerdinden akacak olan tek damla yaş hüzünden değil sevinçten olsun…seni tanıdığım ilk günden son nefesimi verene kadar seni hep sevdim
hoşçakal bebeğim”…

genç kız dünyası adeta başına yıkılmış gibi hissediyordu kendisini sonra kendine geldiğinde herşeyi olduğu gibi dinledi gizemli kızdan.
ve bugün…
aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen hayat genç kıza tüm monotonluğu ile hükmetmiş ama genç kızı asla genç erkeği unutturacak kadar esir almayı başaramamıştır.genç kız bugün bile sevdasına ilk günki gibi sahip çıkmış ve her geçen günle zamana inat hep sevmiştir.ve bir zamanlar sevgilisinin zor zamanlarında yanında olan insanı ve gene bi zamanlar sevgilisinin aldatmasına sebep olduğunu düşündüğü gizemli kızı da hayatında dostu bilmiştir artık.her gün bu iki dost genç erkeği mezarında ziyaret ederek onun ruhunun şad olmasına vesile olmuşlar ve genç erkeğin mezarında rahat rahat uyuduğunu düşünerek genç erkeğinde isteği doğrultusunda mutlu mesut yaşamışlar
NOT=masal tamamen alıntıdır
kaynak=içinde yaşanılan hayatın ta kendisi
bknz= türlü türlü insanların türlü türlü acı yaşanmışlıkları
acılardan hüzünlerden ve gözyaşlarından arınmış bir ömür diliyorum sizlere

Önerilen makaleler